26 Eylül 2022 Pazartesi
Moskova
Kısa Kısa

Petrolü gelecekte neler bekliyor? Benzin ve dizel yakıt ile çalışan araçların devri son mu bulacak?

Petrolun geleceği... Neden petrol talebinde düşüş beklenmeli?

Petrolü gelecekte neler bekliyor? Benzin ve dizel yakıt ile çalışan araçların devri son mu bulacak?
A- A+

Çin araba üreticileri beklenmedik bir şekilde Fransa, Almanya ve Norveç’e katılıp 2020 yılına doğru Pekin’e 2025 yılına doğru ise ülkeye genel olarak benzin ve dizelle çalışan araçların sevkiyatlarını kesmek vaatinde bulundular. Bir yıl önce böyle sürprizi bekleyen hemen hemen yoktu.
 
Petrol ve doğalgaz piyasası uzmanı Mihail Krutihin, neden 2017 yılında Rus ekonomisinin petrol ihracatından bağımlılığını kesemediği konusunda düşüncelerini anlattı.
Geçen yıl çok olaylı oldu. OPEC ve Rusya gibi yani bu örgütün üyesi olmayan birkaç ülkelerin gerçek veya ilan edilmekle sınırlı olan ortak hareketleri,iki yıldır değişmeyen yani 45 dolar olan Brent markalı varil fiyatı değişti- rip 62 dolara kadar yükseltip piyasa için yeni bir fiyat koridorunu yarattı. İşte bunun gerçek veya sözlü üretim azaltılmasının sonucu olup olmadığı hem de temel arz ve talep faktörleri ile ‘kağıt’ petrol piyasasındaki spekülasyon faktörleri arasındaki dengesinin ne olduğu tartışmaları kurgusal tahminler gibidir ve gelecek için yapılan tahminler için pek çok önemli değildir.
 
Nispeten yüksek ve diyelim gerektiğinden daha yüksek olan fiyatların yılı petrol üretici ülkeleri için milyarlarca dolar olarak değerlendirilen ek geliri sağladı. Bahsedilen yıl, piyasanın baş aktörü olan Suudi Arabistan için ülke bütçesini güçlendirmek ve bu ülkede petrole dayanmayan yeni ekonomi kurmak amacıyla Saudi Aramco ulusal petrol ve doğalgaz şirketinin hisse senetlerinde yüzde 5’ini olduğundan daha yüksek fiyata satma fırsatı oldu.
 
Suudi Arabistan’ın hisse senetlerinin borsaya yerleştirerek iyice kazandıktan sonra üretimi azaltmaktan vazgeçip piyasadaki durumu rahat bırakacağı dışlanamaz. Böyle gelişmelerin olması için yeterli miktarda teşvikler var, onlardan en önemlisi ise üretim operatörlerinin operasyonları genişletmek için şist jeolojik oluşumlarında yükseltilmiş petrol fiyatını çok kullandıkları ABD’de petrol üretiminin çok hızlı gelişimidir. Yılın sonuna doğru ABD’nin günlük petrol üretimi kesinlikle 10 milyon varile ulaşacak. Dolayısıyla ABD Suudi Arabistan ve Rusya gibi en büyük petrol devletleri arasında yer alacak.
 
OPEC ANLAŞMASI
 
OPEC ve müttefiklerinin fiyatları aynı düzeyde tutmak için aldıkları tedbirler iki ucu olan sopaymış: Geleneksel petrol üretiminin asıl rakibi olan Amerikan şist petrolü devri- minin yararına iş yapıyorlar. ABD’de faaliyette bulunan sondaj kuyularının sayısı bir yıl içinde yüzde 53 oranında arttı. Teknolojilerin geliştirilmesi kuyuların yaklaşık 3 hafta olan rekor süresi içinde devreye sokulmasını sağladı. Böylece kuyu üretim hızı önemli derecede arttı. Şist projeler operatörleri (OPEC ve Rusya’ya teşekkür etmek gerekiyor) bankalar ile mali sorunlarını kolayca hallederek yeni keşif ve üretim alanlarına giriyorlar.
 
Temelinde petrol fiyatlarını arttıran yeni kartel şeklinin olduğu deneyin kısa vadeli etkiyi yaratıp Amerikan şirketlerinden yeni ürün akışı başlayınca tatamlanacağı beklenebilir. Önümüzdeki yıl büyük ihtimalle fiyatlar yine dibe ulaşacak, belki de 45 dolara kadar değil ama yine de mevcut fiyattan daha düşük olacak. İşte bu petrol tüketicilerinin yararına olurken üreticiler yeni fiyatlara uymaya çalışarak maaliyetin karlılığa kıyasla çok yüksek olduğu üretimi zor olan petrol yataklarını geliştirme planlarını azaltmak zorunda kalacaklar. Sarkaç başka bir tarafa sallanacak.
 
OPEC’in Rusya ve birkaç diğer geçici müttefikleriyle yaptığı anlaşma, bizce yılın bir olayı olmadı. Zira etkisi temel olmayan, geçici ve suni niteliğe sahip. Aynı zamanda birkaç ülkede ilan edilmiş olan birkaç yıl içinde içten yanmalı motorlardan vazgeçmenin daha büyük etkisi olacağı beklenmeli. Çin araba üreticileri beklenmedik bir şekilde Fransa, Almanya ve Norveç’e katılıp 2020 yılına doğru Pekin’e 2025 yılına doğru ise ülkeye genel olarak benzin ve dizelle çalışan araçların sevkiyatlarını kesmek vaatinde bulundular. Bir yıl önce böyle sürprizi bekleyen hemen hemen yoktu.
 
Bu planlar bu veya şu şekilde (bu veya şu sürelerde) gerçekleştirilmiş olacak, diğer ülkeler ve önde gelen kurumlar da bu girişime katılacak. Şu an çoğunlukla otomobil yakıtı üretmek için kullanılan petrole OPEC ve ortaklarının istedikleri kadar artık ihtiyaç olmayacak. 2015 yılında yapılmış olan tahminlere göre petrol talebindeki küresel düşüş 2035-2040 yıllarında olacaktı bu noktada ise petrol döneminin sonunun daha erken gelebileceği ortaya çıktı. Dünya benzine ve mazota değil daha çok elektriğe ihtiyacı olacak. Yani doğalgaza ve ekolojik bakımdan zararlı olmasına rağmen kömüre ek talep oluşacak.
Dünya’da tüketilen enerji kaynaklarının dengesini kökten değiştirebilen bu planlar bu yılın enerji alanında en önemli olayı ve baş sürprizi oldu.
 
Rusya’nın mevcut durumu hesaba alınırsa böyle gelişmeler ülke yararına olmayacak. Toprak altında kalan tüm petrol rezervlerinden yüzde 70’inin resmen üretimi zor olan kaynaklar kategorisinde olması, sadece varil fiyatı yaklaşık 80 dolar olursa üretimin karlılığının sağlanabilecek olması anlamına gelir. Bu arada üretimi kolay olan petrol rezervleri hızla tükenmektedir. Yeni büyük keşifler çoktandır yapılmadı yeni projeler ise eski yataklarda üretilen petrol hacmini sağlayamaz. Petrol fiyatında 35-40 dolara kadar (Bloomberg’in çiz- diği kendi olumsuz senaryo çerçevesinde çoktandır olacağını tahmin ettiği 20 dolara kadar düşüşten bahsetmiyoruz bile) yaşanan düşüş ulusal petrol endüstrisi ve tüm Rus ekonomisi için felaket anlamına gelir.
 
 
DOĞALGAZ İHRACATI
Dev doğalgaz rezervlerine sahip olan Rusya’nın doğalgaz ihracatına ağırlık verebileceği gibi görünebilir. Zira dünyada bu tür zararlı olmayan yakıta talep artmaya başlayacak. Ancak yabancı piyasalara girmek isteyen Rus doğalgazı ciddi engellerle karşı karşıya geliyor. Bu engellerden en önemlisi, bu piyasaların erişilebilirliğidir.
 
Sibirya’nın Güçü tek olan doğalgaz boru hattı üzerinden doğal gaz satın alma konusunda zar zor ikna edilen Çin, ithalat hacmini arttırmaya hazır değil. Kendi ülkesinde artan üretim (şist doğalgazın bulunduğu yataklarda da dahil), Orta Asya ve Myanma’dan yapılan ithalat ve kendi ve diğer aktörlerin dünya genelinde gerçekleştirlen projelerinden gelen sıvılaştırılmış doğalgaz ihtiyaçlarını karşılar. Çin, Rusya tarafından teklif edilen yeni doğalgaz boru hattı projelerini kesinlikle reddediyor. Üstelik Gazprom şirketinin ekonomistlerinin hazırladıkları raporlara göre yıllık kapasitesi yaklaşık on yıl sonra 38 milyar metre küp olan Sibirya’nın Gücü boru hattının inşaat masraflarının sadece 2050 yılına doğru karşılanacak.
 
Avrupa’ya da yapılan ihracat hacmi de önemli derecede arttırılamayacak. Yapılan tüm tahminlere göre Avrupa doğalgaz piyasası artmak yerine durgunluğa girecekmiş. Ayrıca her ek doğalgaz metreküp satmak için Gazprom ile sıvılaştırılmış doğalgaz üreten ABD ve diğer ülkeler arasında rekabet oluşacak.
 
Yapacak tek bir şey kalıyor: Açık denize girip Rus sıvılaştırılmış doğalgazı Dünya genelinde teklif etmektir. Faaliyetini yeni başlayan Yamal sıvılaştırılmış doğalgaz projesinin deneyimine bakıldığında bu tür işi geliştirmek için vergi muafiyetinin tam olarak yapılması gerekmektedir. Başka deyişle Rusya böyle projeleri gerçekleştirerek dünya sıvılıştırılmış doğalgaz ticaretine katıldığını açıklamaktan başka hemen hemen hiç birşey kazanamayacak. Böyle ‘reklam’, ulusal ekonominin petrol fiyatındaki düşüşten dolayı göreceği zararı hiç telafi edemeyecek.
 
Petrol iğnesi olarak bilinen petrol ihracatından bağımlılığından vazgeçme beyannameleri gerçek sonuçları sağlamadı. Petrol ve doğalgaza dayanmayan ekonomiye geçme çabaları sadece kağıt üzerinde kaldı. Aslında bu girişimler başarılı olamazdı. Zira teknolojik bakımdan önde gelen ülkelerle işbirliği yapmak ve yatırımcıları çekmek yerine sözde ithal ikamesi ilan edildi. Rusya’nın ekonomik bakımdan kendisini kendi izole etmesi ülkenin geri kalmışlığının korunmasına yol açar, 2017 yılında küresel enerji dengesinde başlayan değişim ülkemizin içinde bulunduğu kritik hali daha da ağırlaştırıyor.

Haberi Paylaşın


UA-3754761-52 Rusya'da Bugün